1. “Gardaş bu işlem çok sürer mi, bütün günümüz orada mı geçecek?” Bak şimdi gardaş, bu iş öyle “beş dakikada Beşiktaş” tarzı bir şey değil. Sabah erkenden kliniğe damlarsın, öğleden sonraya kadar işin biter. Ortalama 6-8 saat sürer ama gözünde büyütme; lokal anesteziyi bir çaktılar mı, sen orada horul horul uyurken ya da telefonundan maç özetlerine bakarken uzmanlar işini bitirir.
2. “Saçlar ekildikten sonra ne zaman aynalarla barışırız?” Öyle ektirince ertesi gün fırça gibi saç bekleme, sabırlı olacaksın! İlk bir ay “şok dökülme” dediğimiz mevzu olur, ektirdiğin saçlar dökülür, moralin bozulmasın. 3. aydan sonra ince ince çıkmaya başlar, 6. ayda “Vay babayın kemiğine” dersin, 1. yılda ise eski halini unutup kuaförden çıkmazsın.
3. “Angara’da her köşe başında saç ekim merkezi var, hangisine gidelim la?” İşte zurnanın “zırt” dediği yer burası Murat Bey kardeşim. Sırf fiyatı ucuz diye merdiven altı yerlere, “pazar yerinden hallice” kliniklere gitme. Ruhsatı var mı, doktor başında duruyor mu, ekip tecrübeli mi? Bunlara bak. Ucuz etin yahnisi yavan olur, kafayı çim adama çevirtme!
4. “Operasyondan sonra hemen işe, güce, pavyona… pardon, gezmeye gidebilir miyim?” Acele etme gardaş! İlk 3 gün “istirahat” şart. Kafayı bir yere çarpmayacaksın, ağır kaldırmayacaksın, terlemeyeceksin. 10 gün sonra kabuklar dökülünce normal hayatına dönersin ama ilk günler kafayı korumak hayati mesele.
5. “Bu ekilen saçlar ömürlük mü, yoksa yine dökülür de kel kalır mıyız?” Rahat ol gardaş, enseden alınan o kökler “inatçı” köklerdir; dökülmemeye kodlanmıştır. Bir kere doğru dürüst ekildi mi, Allah’ın izniyle ömür boyu seninledir. Yeter ki bakımlarını aksatma, uzman ne diyorsa onu yap.